17 Şubat Tekel işçileriyle dayanışma ve güvencesiz çalışmaya karşı Ankara Numune eğitim ve araştırma hastanesi önünde yapılan eylemde SES işyeri temsilcisi İsmail Altundal, Ankara şube yönetim kurulu üyesi Emine Koç ve SES genel sekreteri Kemal Yılmaz konuşma yapmıştır.Konuşma sonrası oturma eylemi gerçekleştirilmiş olup eyleme halkın ilgisi yoğun olmuştur.
64 gündür Ankara’nın kışına, soğuğuna, AKP Hükümetinin her türlü tehdit ve baskısına rağmen, Çocuklarının Geleceği, Ekmekleri, İş Güvenceli çalışma hakkı için mücadele eden ve direnen Tekel işçilerini selamlıyoruz.
Bankalar, Telekom, Tüpraş, Pektim, SEKA, Et Balık, Tekel başta olmak üzere Kamu Kurumlarını özelleştirenlere bugün karşı çıkmazsak, yarın Şeker Fabrikaları, Otoyollar, Enerji, okullar ve kamu hastanelerini satarak özelleştirecekler.
Tekel işçileri iki ayı aşkın süredir özelleştirmenin sonuçlarına karşı, güvencesiz, esnek çalıştırılmak istenmelerine karşı direniyor.
Bugüne kadar kamu işçisi olmalarına ve yıllardır sağlıklarını, gençliklerini TEKEL fabrikalarında bırakmalarına, TEKEL’e milyarlarca lira kar ettirmelerine karşın, özelleştirme sonucunda ya iş güvencesiz ve düşük ücretle çalışacağınız işyerlerine gidersiniz ya da kapı önüne atılırsınız seçeneği ile yüz yüze bırakıldılar. Ancak TEKEL işçileri iki tercihi de reddederek, kadrolu çalışmaya devam etmek için mücadeleyi seçtiler.
Tekel işçileri iki ayı aşkın süredir özelleştirmenin sonuçlarına karşı, güvencesiz, esnek çalıştırılmak istenmelerine karşı direniyor.
Bugüne kadar kamu işçisi olmalarına ve yıllardır sağlıklarını, gençliklerini TEKEL fabrikalarında bırakmalarına, TEKEL’e milyarlarca lira kar ettirmelerine karşın, özelleştirme sonucunda ya işgüvencesiz ve
Dünyada ve ülkemizde kapitalizmin krizi derinleşirken sınıflar mücadelesinin de yükseldiği tarihsel bir döneme girilmiştir. Krizin sonuçlarına karşı yükselen sınıf mücadeleleri yeniden kamuyu, kamulaştırmaları, kamusal politikaları çekim merkezi haline getiriyor. Sınıf mücadelesinin zayıf olduğu ülkelerde ise yarım kalan özelleştirmeleri en kısa sürede tamamlama yönündeki sermaye baskısı, bütçe açığını giderme yönünde zamlar, vergiler artıyor.
Okullarda yapılan aşılama çalışmaları ile ilgili gözlemlerimiz; 1. Okullarımızda daha önce aşı olmak için, aşı onam kağıdı veren öğrenci oranı %5 – 10 arasında olmasına karşın, onam kağıdı veren bir çok öğrencimiz aşı yaptırmamıştır. 2. Her bir okulda aşı yaptıran ortalama öğrenci sayısı yaklaşık olarak 20 – 50 arasında değişmektedir. 3. Ekonomik – sosyal durumu göreceli iyi olmayan, eşitsizliklerin daha fazla olduğu bölgelerdeki okullarda aşı olma oranları daha düşük, salgın hastalığa karşı duyarlılığın daha az olduğu gözlemlenmiştir.
SES, 24-25 Ekim tarihlerinde 6. dönem 5. MTK'sını gerçekleştirdi. Bu MTK'da bireysel konuşmalarımızın dışında ayrıca SES-DSD olarak hazırlanan metin bir arkadaşımız tarafından kürsüden okundu. Sözkonusu metin haberin devamındadır.
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana en hararetle savunduğu ve uygulamada “başarılı” da olduğu politika “sağlıkta dönüşüm”dür. AB’nin, DB’nın, DTÖ’nün ve daha nice kapitalist kurumun da biçtiği görev üzere AKP, 7 yıldır istikrarlı bir biçimde -Sağlık Bakanı’nı değiştirmeden- sağlık sistemini dönüştürmek için çabalamaktadır.
DSD Türkiye Yürütmesi tarafından dünyadaki/ülkedeki siyasal ve sendikal gelişmeleri tartışmak ve kamu emekçileri hareketinin bulunduğu aşamada yapacaklarımızı planlamak üzere DSD kadrolarının katılacağı Forum düzenlenecektir.